| |
| TGL Times 2010 Sayı: 5 |
| Çarşamba, 27 Ocak 2010 21:23 | |||||||||||||
|
CAMİADA ÇARPIK İLİŞKİLER SAPTANDI! Bayan oyuncuların sayısının erkek oyunculardan az olmasıyla birlikte çarpık ilişkilere sahne olan go camiasında yaptığımız araştırmalara göre turnuvaya katılacakların listesi şöyle: - Geçen seneki eşli turnuvanın ilk turunda 4 numaralı masada oynayan bayan oyuncunun ayrıldığı eşinin şimdiki eşinden boşanmış yeni eşi ile arkadaş olan eşsiz bay oyuncu. - Taze oyuncu olan 20 kyu'luk bay oyuncunun daha önce eşsiz turnuvalara katılarak bir eş bulmaya çalışan bayan oyuncu ile eski eşi tarafından aldatılan yeni eşinin şimdiki eşi olan bayan oyuncu. - Daha önce hiç eşi olmamış bay oyuncu ile, her gelen teklifi reddeden bayan oyuncunun 8 kyu olan eski eşi ile eşsiz kalmış yeni eşinin eski eşine kaçmış yeni eşi olan bay oyuncu. - Hiç eşi olmadığı için turnuvaya katılamayan eşsiz bay oyuncu ile kapıda bekleyen bodyguardın bi önceki eşinin boşandığı eşinden olan eşsiz çocuğuyla eş olmamak için çok eşlilikten çoktan vazgeçmiş olan bayan oyuncu. - 3 yıl önce turnuvada dereceye girememiş olan bayan oyuncu ile derecesi olup eşi olmayan bay oyuncunun çarpık ilişkide bulunan eski eşi ile bu seneki turnuvada eş olmak için bekleyen yeni eşinin terk ettiği şimdiki eşi olan bay oyuncu. - Takım isimleri 'Çarpık' olan 2 değerli eşin eşsiz olan kız kardeşi ve erkek kardeşi ile eşli olan yeğeni ve kuzeninin eski eşinden doğma yeni çocuğuyla 21 yaşında olup yeni eşinden büyüme olan çocuğunun şimdiki eşi olan bay ve bayan oyuncu. Turnuva heyecanınız daim olsun. Haftanın anket sorusu: Eşine ne oldu? a) Oldu b) Olmadı Damla Pınar Şengül • AHA (Asparagas Haber Ajansı) Yabancı Bir Cisim Bize Doğru Yaklaştı!
Geçen Pazar gecesi Türkiye saatiyle 21.00 civarında Antalya Saklıkent'teki Tübitak Ulusal Gözlem Evi yakınlarında ilginç bir olay yaşandı.
Gökten yanarak düşen cisimler gören köylüler olayı Jandarma'ya bildirdiler. Olay yerine giden kolluk kuvvetleri mısır tarlasındaki işaretleri görünce adeta şoka uğradı! Devasa işaretlerin incelenmesi için bölgenin etrafı kuşatıldı, basın mensupları bölgeye alınmazken, gazetemiz muhabiri helikopterle bu fotoğrafı çekti. Gökten düşen cisimlerin oluşturduğu şekillerin go diyagramına benzediğini idrak eden yetkililer hemen TGOD'dan yardım istedi. Bunun bir ölüm kalım problemi olduğunu düşünen TGOD görevlisi hiç şaşırmış gözükmüyordu, gazetemize yaptığı açıklamada uzaylıların bizimle iletişim kurmak istediklerini söyleyen yetkili, soruları "siyah terk" diyerek cevapladı. Dünyanın çeşitli yerlerinde "mısır çemberi" olarak adlandırılan şekilleri uzaylıların yaptığına inanılıyor, benzer şekiller İngiltere'deki Stonehedge yakınlarında sık sık ortaya çıkıyor.Sevgili okurlar, bu olay bize 5 kez Satranç Şampiyonu (1916, 1917, 1919, 1920, 1921) ve aynı zamanda go oyuncusu olan Edward Lasker'in ünlü sözünü hatırlattı:
"Go'nun kuralları o kadar zarif, organik ve mantıksaldır ki, eğer evrende bir yerlerde zeki varlıklar varsa mutlaka go oynuyorlardır." Acaba haklı mıydı? Sami Güven • AHA (Asparagas Haber Ajansı)
Go'ya Dair • Sara Altuntaş Ölümün Kıyısında Go oyununun insan ırkının birbiriyle yarıştığı o yaşanılası her geçen gün zorlaşan gezegenin sembolü olduğuna inanılmaktadır. Her bir kenarı okyanus sularının okşadığı kıyıları, köşeleri ise adaları ya da yarım adaları anımsatmaktadır. Tabi unutulmamalıdır ki, kıyı boyu uzanan sahillere istenmediği müddetçe giriş yapmanın ne derece zor olduğunu eminim hepimiz biliyoruzdur.
Oyun ilerlediğinde ve savaş sona yaklaştığında barış antlaşmaları yapılır, haritadaki sınırlar çizilir, birbirine yakın komşular yeni bir savaşa fırsat vermemek için kuytu köşelerine çekilirler. Fakat hâlâ dünyamız oyun ortası savaşlarına devam ettiği için; sanırım sona varmak şimdilik go oyunundaki gibi mümkün görünmüyor... Neyse biz geçen haftaki ölüm yaşam problemimize gidelim. Hem Kaori’yi ben merak ediyorum, ne yaptı acaba? Jowa usta bir oyuncu olduğu için zor olmasa gerek bulması. Yeşil, yumuşak çimenlerin üzerine oturmuş, gözlerinden birbiri ardına yuvarlanan inci taneleri arasında babasını hatırladı sevgili küçük Kaori. Ah, babası ne kadar da uğraşmıştı onun için... Ölümünün ardından çok geçmesine rağmen bu şiir ona kendi acısını yeniden hatırlattı. Tıpkı şiirdeki anne gibi babası da acılar içinde kalmış ve sonunda dayanamayıp çocuklarını yalnız bırakmıştı. Şiirden anladığı kadarıyla, yedi evlat zor bir dönemden geçiyor tıpkı problemdeki gibi. Yaşamları söz konusu olmalı ki, yedi beyaz taşın iki göz yapamama gibi bir durumu var ve onların iki göz yapmaları o kadar da kolay gözükmüyor. Anne acılar içinde olduğuna göre çocuklar savaşı (“ko”yu) kaybediyor olmalı diye düşündü ve nitekim de oyun o şekilde sonuçlamış.
Eğer beyaz ko’dan kaçmaya çalışırsa, ne yazık ki yaşamak için hiç bir şansı kalmıyor.
Kaori’nin bu güzel tasvirinin ardından şenlikler kaldığı yerden devam etti. Bir hafta boyunca oyuncular için ardı ardına festivaller düzenlendi, hem stresten uzak olması hem de profesyonel oyunculara dinlenme imkanı tanıması birçok oyuncuyu memnun etti. Yalnız, şenliklerin son günü Honinbo ünvanı taşıyan Jowa ile Kitani arasında özel bir maç düzenlendi. Jowa zamanın çok ötesinde Kitani ise daha çoçuk denecek yaşta ama profesyonel bir oyuncuydu. Şenlikler Jowa’yı yordu ve herkesten, özellikle Kaori’den saklamaya çalıştığı kanseri nüksetmeye başladı. Tümör tüm karaciğere yayılmıştı artık. Jowa hastalığı nedeniyle oyun sonunu iyi oynayamadı ve oyunu yarım puanla kaybetti. Orada bulunanlara göre Jowa yaşı gereği şenliklerde yorulduğu için maçı kaybetmişti, lakin kimse onun ölüm döşeğinde olduğunun farkında bile değildi. Kahramanları uyurken, hikayeler de hayat da devam ediyor... Not: Honinbo Shusai (Meijin) ve Kitani Minoru arasında oynanan oyunu Minoru 5 puan farkla alır. Honinbo Shusai'nin oynamış olduğu son oyundur. Oyunu önemli kılan bir başka faktör ise Nobel ödüllü yazar Yasunari Kawabata'nın yaşlı bir Go ustası ile onun genç rakibi arasında oynanmış bu oyun üzerinden, bu iki oyuncunun iç dünyalarını ve dönem Japonya'sını anlatan "Meijin" (Go Ustası, The Master of Go) adlı romanı yazmış olmasıdır.
Sanat için Go • Hüsrev Aksüt
Bir İlham Perim Vardı N'oldu Ona?
TGL İstatistikleri - Hafta 5 • Doğukan Sarıkaya
Bu hafta ligi de istatistikleri de buz tuttu! Kutup soğukları istatistik departmanını fena vurdu. Donmaktan zor kurtulan istatistik memurları bu hafta oturdu. Zaten oyuncular da oturdu. Toplamda sadece 13 maç yapıldı. Bu nedenle bu haftaya ilişkin rakamlar meteorolojiden geliyor, buyurun:
Toplam 15 Goban buz tuttu. 7 adet Goban sobada yakıldı, etrafa 34.598 kalori ısı yaydı, yüzleri güldürdü. Tüm maçları beyazlar kazandı, çünkü her yeri kar kapladı, siyah taş var mı yok mu anlaşılmadı. Alan yapılamadı, çünkü alanlar kar, buz ve kardanadamlarla doldu. Esirler donarak can verdi, zindanlara ulaşamadı. Pro seviyesinde esnek oyun oynanamadı, üşüyen taşlar birbirine yakın durdu, ısınmak için ovır-konsantre oldu.
Bu hafta yapılan hamleler de soğuk oldu. -34 derece: Haftanın en soğuk hamlesi. 454: Sıcaklığı 0’ın altındaki hamle sayısı 125: Donarak can veren go taşı sayısı. 12: Soğuktan dolayı ertelenen kuşatma savaşı (semeai) sayısı 5: Donduğu için iki tarafa da yar olmayan ko sayısı. 0 derece: Bir maçın yapıldığı ortamın ortalama sıcaklığı
Önümüzdeki haftalar maç yapılan ortamlarımızın 2 kat, hatta 3 kat ısınmasını dileriz değerli okurlar. (Nasıl olacaksa, 0 x 2 = 0 derece… Her şeyin hayırlısı… )
GOZİN ABLA • Emine Cengiz Gozinciğim ;
Ben go ile tanışıp oynamaya başlayalı tamı tamına 8 yıl geçti. Hatta öyle bir hal aldı ki, yakında başlayacağım anlatmaya. "Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve pro, pire kyu iken ben danbabamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken.." diyerek go maceralarımı masallaştırabilirim. O duruma geldim.
Başlangıçta her şey çok güzeldi. Ben de diğer go oyuncuları gibi atari çekip tek taşın peşinden giderek düşe kalka go'da ilerlemeyi hedefledim. Örgü örmeyi çok iyi becerdiğimden ötürü bu oyunu da çok iyi yapacağımdan eminim. Duyduğuma göre Türkiye’nin en iyi oyuncuları aynı zamanda en iyi kazak ören oyuncularıymış. Zamanında herkes kendi ördüğü kazaklarla katılırmış turnuvalara. O yüzden yazları turnuva yapılmazmış falan (yazın kazak giyemediklerinden ötürü). Lakin ilerlemem umduğum kadar kolay olmadı… Sekiz yıllık go hayatımın ilk 2 yılını 9x9'luk tahtada atari çekerek, sonraki 2 yılını 13x13'lük tahtada köşede yaşamayı öğrenerek, son 4 yılında da 19x19'luk tahtada tesuji arayarak geçirdim ve hala 8 kyuyum. Üstelik, abartmıyorum, ben go öğrenmeye başladığımdan beri örgü örmeyi beceremez hale geldim. Benimle birlikte go öğrenmeye başlayan arkadaşlarım şu anda dan seviyesine çoktan ulaşmış, günde bir kazak örebilir haldeler.. Ben ne zaman 7kyu olacağım? Hesaplarıma göre 2020 yılında 1kyu olabileceğimi düşünüyorum. Ben niye diğer go oyuncuları gibi değilim? Nerde yanlış yapıyorum? Rumuz Haroşa Sevgili Haroşa ; Sekiz yıl çok ciddi bir süre. Nasıl olur da hala 8kyu olursun. Go'yu yanlış öğrenmiş olmayasın sen? Ya da örgü örmeyi yanlış biliyorsundur. Sana kazak örmeyi kim öğretti ki? Burada da hata olabilir. Benim iki yıl önce yazdığım “Go'yu Yanlış Öğrendiğinizi Düşünüyorsanız Okuyun” adlı kitabımı okumanı tavsiye ediyorum. Orada bir dizi testten geçeceksin. Ardından sonucu bana bildirmeni rica ediyorum. Böylece sana yardım etmem daha kolay olacak. Eğer sonuç pozitif çıkarsa (ki korkarım öyle), go'yu unutup baştan başlaman gerekecek. Bambaşka bir şey de olabilir tabiî ki bunun sebebi.. Çocukluğuna inmek de gerekebilir. Bilemiyorum ki.. Ama umutsuz olma mutlaka çözeceğiz. Her şey kontrolüm altında. Sonuçlar gelsin de ne yapacağımıza karar verelim. Tedavisi uzun süren bir durum ama söyleyeyim de ona göre kendini hazırla. Sabır gerekecek. Örgü örmeyi bırakman bile gerekebilir. Görüşmek üzere. Sevgiyle kal..
Enstantaneler • Burak Maktul Çakır
Kendimi buldum pek değerli okuyucular… Yurdun dört bir tarafından merak, endişe, vahşet! dolu mailler gelmiş “Maktul neredesin? Maktul’e ne oldu bir açıklama bekliyoruz!” diye… Yok ya gelmemiş. İnsan bir merak eder. Vefasız okuyucu işte… Neyse vazife bizi bekler başlayalım köşeye…
Haftaya masallar gibi başladık (hangi maç olduğu malum olan maç)…
TGL TIMES Sinema Kuşağı… Bu haftanın ilgisiz haberi sinema dünyasından geldi. Lig oyuncuları pazar akşamı malum kanalda yayınlanan Star Wars filmine kitlendi. Maçını terk edip ekran karşına kurulan oyuncular, sırf filme mısır patlağı pişirmek için maç erteleyenler, 1 saat süresi olmasına rağmen blitz oynayan oyuncular olduğu saptandı. Bu durumun önümüzdeki 5 hafta daha sürecek olması beni endişelendirmiyor değil. Millet maç yapmıyor, kibitz yapmıyor… Bu köşeyi Star Wars ile dolduramam değerli okurlar, ertelemeyin maçlarınızı!
Haftanın En 'leri
2010 TGL Times © Tüm Hakları Hava Şartları Nedeniyle Donmuştur
|